Surly Surly

Gezi / Gezi Yazıları / Dünyadan / BALİ



Yeryüzü Cenneti

BALİ 

ve BOROMO YANARDAĞI

Yazı ve Fotoğraflar : Yelda Baler

Kendime iyilik mi etmiştim bilmiyorum ama Bali'yi ilk kez 19 yıl önce gördükten sonra benim için yeşil uçsuz bucaksız pirinç tarlalarının yeşili, doğa da her santimetre karesi ekili olan topraklar, yüzlerce metrelik med-cezirler, neredeyse laciverte dönmüş gökyüzü ve cam rengi deniz olmuştu. Gerisi hikâyeydi.

Tanrıların Bahçesi demek Bali ve kendilerine iltimas geçmiş olmalı Tanrılar, bu toprakları yaratırken. Doğası, kumsalları, pirinç tarlaları, tekneleri, sisleri, gün doğumları, gün batımları, tapınakları, inanışları, egzotik yemekleri, saçlarında çiçekleriyle kadınları, kocaman gülüşlü erkekleri, dansları, heykelleri, resimleri ile Bali’nin her yerinde sihirli bir güzellik var.

Adını doğrularcasına adanın her yeri yeşil ve çiçek. Mevsiminde giderseniz çiçeklerin kokusu gerçekten başınızı döndürüyor. Çiçekler doğal ortamlarının yanında özellikle otellerin peyzajlarında da son derece büyülü görüntüler sunuyor.

Ülkenin doğu kıyısındaki doğal güzellikler diğer kıyılara göre daha zengin. Hindistan cevizi ağaçları, palmiyeler ve uzayıp giden uçsuz bucaksız bembeyaz kumlarla kaplı plajlar... Adadaki hayat güney tarafta daha yoğun ve hareketli olmakla birlikte kuzey taraflarda da tropik ormanlar, vadiler, pirinç terasları yer alıyor.                                 

Bali’de Tanrılar ve inanışlar insanların hayatında çok büyük önem taşıyor. Tanrılara sunulan hediyeler her sabah tapınaklara,

 sunaklara bırakılıyor. Tapınaklara her yerde rastlamak mümkün; bir göl kıyısında, köylerde ya da Uluwatu Tapınağı gibi deniz kenarında bir kayalığın üstünde. Uçsuz bucaksız pirinç tarlalarının ortasında bile küçük bir sunağa; önünde dua eden, bir tas meyve ve pirinci tanrılara adak olarak sunan birilerine rastlamak mümkün. Endonezya takımadalarının içinde, Hinduizm'in hüküm sürdüğü tek yer Bali'dir. 3000 kadar adadan oluşan Endonezya önceleri Hindu ve Budizm'in karışımı olan bir dini benimsemişken halk 16.yy dan itibaren İslamiyeti kabullenmiş. Ancak Çinli ve Hintli tüccarlarla rahipler Bali'nin Hindu kalmasında etkili olmuşlar.

Günümüzde kadınları günlük yaşamları içerisinde geleneksel giysilerle görmek pek mümkün olmasa da büyük otellerin büyülü ortamlarında, bazen tapınaklarda ya da aniden önünüze çıkan tören topluluğunda rastlamak mümkün. Geleneksel kıyafetlerin en güzel tarafın Bali kadınını daha da narin kılan başlarına taktıkları kırmızı çiçekler. Kırmızı Tanrı Brahma’nın rengi… Bellerine bağladıkları “kain” adı verilen kumaş parçasının üzerindeki siyah ve beyaz kareler iyi ile kötünün sonsuz kavgasını simgeliyor. Evrenin dengede kalabilmesi için bu kavganın hiç bitmemesi gerekiyor.

Hinduizm dininin etkileri yalnızca tapınaklarda değil, günlük hayatın içinde de kendini gösteriyor. Reenkarnasyon’a inanan Balili, doğan bebeği yere koymak için üç geçmesini bekliyor. Atalarının ruhunu taşıyan yeni bebek beden, bu sureden önce toprağa değerse kirleneceğine inanırlar.

Gökyüzünün ruhlarını çekmek için 210 günden oluşan yıllarının her anını güzelliklerle dolduruyorlar. Doğanın bozulması, hava kirliliği, çarpık yapılaşma, kirlenmiş denizlerin tam ortasından gelen bizler için Bali ne kadar şaşırtıcı geliyorsa, onlar için de bizim sözünü ettiğimiz olumsuz şartlar öylesine anlamsız geliyor.

Sabah gün doğumuyla uyanır Bali. Sisli sabahlar, maviden mora, turuncuya ve pembeye dönen gökyüzü altında canlanan kumsallar, balıkçılar, pirinç tarlaları ellerinde meyveler ve çiçeklerle tapınaklara gidenler adada güne uyanışın habercileri. Günlük hayat bundan sonra

 başlıyor. İşlerine gidenler, okullarına yollanan öğrenciler, sokaklara koşan çocuklar, yayılan yemek kokuları, dere kenarlarında çamaşır yıkayan kadınlar, Bali'nin simgesi tahta ev ve süs eşyaları yapan erkekler her sabah yaşanan bu muhteşem gün doğumlarından sonra harekete geçerler. Bali'ye gittiğinizde uykunuzu kenara koyun ve gün doğumlarını es geçmeyin derim.

Bali'nin en büyük kenti Denpasar'ın biraz ötesinde Kuta ve Sanur kumsallarının iç taraflarında yer alan ve Bali kültürünün temsilcisi sayılan Ubud kasabası doğası, günlük yaşamı ve otelleriyle adaya gidenlerin ilgisini çekiyor. Kuta yenilenen yüzü, restoranları, dükkanları ve kulüpleriyle son derece hareketli ve insanı neşelendiren bir yer. Kumsalı ise akşam gün batımında altın rengine dönüşüyor. Nusa Dua bölgesi ise sessizlik ve konfor arayanların tercihleri arasında yer alıyor.

Bali'nin orta kısmı hayli dağlık yapıdadır ve adada sönmemiş iki yanardağ bulunur. Benim şimdi size sözünü edeceğim yanardağ ise orta Java'daki efsanevi Bromo Yanardağı. En iyi zamanlama elbette ki yine gün doğumu saatleri. Bu yüzden bizim yaptığımız gibi henüz karanlıkta yola koyulup gün aydınlanmaya başlarken hayatınızda tanık olabileceğiniz tek seferlik anlardan birini yaşayın; üzerinde dumanlar tüten yanardağın manzarasını görüp kısa bir yürüyüşle kraterin ağzına ulaşmak ve kraterden içeri bakın.

Java Adası'na gelince Borobudur Tapınağı'nı da uzanmalı. “Tepeye inşa edilmiş mabed” anlamındaki tapınak dünyadaki en önemli Budist tapınaklarından biri sayılan ve UNESCO Dünya Mirası listesinde olan Borobudur'da 72 tane stupa var ve her stupanın içinde de bir Buda heykeli var. Tapınağın duvarlarında 1500 civarında duvar panelinde Buda'nın hayatı ve yaşadığı olayları anlatan kabartmalar var.

Bali'ye gitmeyi yapılacaklar listenizin başlarına alın. Çünkü Bali'de her şey var: Sessiz ve sakin  tatil yapmak isteyenlere bembeyaz kumsallar ve harika oteller vaad ediyor bu güzel ada. Gençlere ya da ruhu genç olanlara hareketli sokaklar, kulüpler ve yaşamlar sunuyor. Dalış meraklılarına inanılmaz dalış noktaları bulunuyor. Zayende Travel ile gezen biz fotoğrafçılar için ise keyiften çığlıklar atacağımız heyecan verici anlar yaşatıyor.

 



 
©2016 - Yelda Baler- Bagdat Caddesi Feneryolu Sit. 131/103 Feneryolu / Kadiköy - Istanbul ( Feneryolu Sabit Pazari Yani Köşe Bina )
Tel: 00 90 216 348 90 87 - Faks: 00 90 418 35 00 - GSM - 00 90 533 668 04 10
© Sitede bulunan yazi ve fotograflar, telif haklari kanununa göre yazili ve internet dahil hiç bir ortamda bölümler halinde de olsa, izinsiz yayinlanamaz ve kullanilamaz.